Bahisadresleriguvenilir kullanicilarina ozel hazirlanmis bu rehberi kesfetmeye hazir misiniz?
Haziran 2002... Türkiye sokaklarının kırmızı beyaza büründüğü, sabaha kadar kutlamaların yapıldığı, Hakan Şükür'ün 11. saniyede attığı golle tarihe geçtiği o muhteşem yaz. Biz Güney Kore'den yarı final dönüşü gözyaşlarımızı silerken, dünyanın öbür ucunda 1.3 milyar nüfuslu dev ülke Çin, ilk Dünya Kupası macerası sonrası evine eli boş dönüyordu. 0 gol, 0 puan, 9 yenilen gol... Kırmızı Ejderhalar'ın hayalleri Asya'nın sıcak yazında eriyip gitmişti.
2001 yılında Asya elemelerinde beklenmedik bir başarı göstererek finale kalmayı başaran Çin, tarihinde ilk kez Dünya Kupası biletini cebine koymuştu. Sırp teknik direktör Bora Milutinović yönetimindeki takım, elemeler boyunca gösterdiği iyi performansla 1.3 milyar insanın hayallerini sırtlamıştı. Ancak finale kalmanın sevinci, gruplara bakıldığında yerini endişeye bırakmıştı.
C Grubu'nda Brezilya gibi bir dev, formda görünen Türkiye ve Kosta Rika vardı. Kâğıt üzerinde Çin'in şansı yok gibiydi ama futbol sahada oynanırdı. Belki bir mucize olur, belki de tarihe geçecek bir sürpriz yaparlardı. Fan Zhiyi kaptanlığındaki takım, turnuva öncesi kamplarda ter döküyor, milyonlarca taraftarın umutlarını boşa çıkarmamak için çabalıyordu.
4 Haziran 2002, Kosta Rika - Çin: 2-0
İlk maç, ilk heyecan, ilk hayal kırıklığı... Gwangju Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada Çin, Ronald Gómez'in 11. dakikadaki golüyle erkenden geriye düşmüştü. Winston Parks'ın 60. dakikada attığı ikinci gol ise Çinlilerin umutlarını tamamen söndürmüştü. Maç boyunca tek bir net gol pozisyonu bile yaratamayan Kırmızı Ejderhalar, Dünya Kupası'nda ne kadar hazırlıksız olduklarını göstermişti.
"O maçı izlerken Çin'in ne kadar çaresiz olduğunu görmek acı vericiydi. Sanki sahada 11 kişi değil de 11 hayalet vardı. Top ayaklarına geldiğinde ne yapacaklarını bilmiyorlardı." - Dönemin spor yorumcularından
7 Haziran 2002, Çin - Türkiye: 0-3
Bizim çocukların sahneye çıktığı gün... Hasan Şaş 6. dakikada, Bülent Korkmaz 9. dakikada goller atınca maç daha başlamadan bitmişti. Ümit Davala'nın 85. dakikadaki golü ise sadece skoru belirledi. Türkiye'nin baskısı altında ezilen Çin, yine gol yollarında etkisiz kalmıştı. Hao Haidong, Li Tie gibi yıldızları vardı ama Dünya Kupası seviyesinde değillerdi.
13 Haziran 2002, Brezilya - Çin: 4-0
Son maç, son umut ama karşılarında 3R'lı Brezilya vardı: Ronaldo, Rivaldo, Ronaldinho... Ronaldo 8. dakikada attığı golle şovu başlattı. Rivaldo 20. dakikada, Ronaldo devre arasında, Ronaldinho ise 66. dakikada skoru belirledi. Çin, Dünya Kupası tarihinin en büyük takımlarından birine karşı adeta çaresizdi. 0 gol, 0 puan, 9 yenilen gol ile veda ettiler.
Şimdi biraz hayal kuralım. 2002'de bugünkü gibi online bahis siteleri, canlı bahisler olsaydı acaba oranlar nasıl olurdu? O dönemin futbol anlayışı ve takımların güçlerine göre tahmin edersek:
Düşünsenize, Türkiye'nin kazanmasına 100 TL yatırmış olsaydınız, 145 TL kazanırdınız. Ama asıl kazanç "Çin 0 gol atar" bahsindeydi. Her üç maçta da gol atamayacaklarına 100'er TL koysaydınız:
100 TL'lik bir kombine kupon 1400 TL kazandırırdı! Tabii o zamanlar böyle detaylı bahisler yoktu. İddaa yeni yeni konuşulmaya başlanmıştı, insanlar hala "toto" oynuyordu.
Aynı grupta yer alan Türkiye ve Çin'in kaderleri ne kadar da farklıydı. Biz Hasan Şaş'ın gollerini kutlarken, onlar eve dönüş biletlerini alıyordu. İstatistiklere bakınca fark daha da belirgin:
| İstatistik | Türkiye (Turnuva Geneli) | Çin (Grup Aşaması) |
|---|---|---|
| Oynadığı Maç | 7 | 3 |
| Galibiyet | 4 | 0 |
| Attığı Gol | 10 | 0 |
| Final Sıralaması | 3. (Bronz Madalya) | 31. (Sondan 2.) |
Bora Milutinović, Çin'i finale taşıyan adam olarak tarihe geçti ama Dünya Kupası'ndaki performansı felaketti. Oysa aynı adam 1994'te ABD'yi, 1998'de Nijerya'yı 2. tura taşımıştı. Çin'in seviyesi bu başarılı teknik direktörü bile çaresiz bırakmıştı.
Aradan geçen 24 yılda Çin futbolu nereye geldi? Süper Lig'e yıldızları transfer ederek futbolu geliştirmeye çalıştılar ama milli takım hala aynı sorunları yaşıyor. 2026 Dünya Kupası elemelerinde şansları var mı? Güncel bahis oranlarına bakalım:
Görüldüğü gibi bahis siteleri bile Çin'in katılımından emin değil. 2002'deki 0 gol travması hala hafızalarda. Eğer katılırlarsa bile ilk gollerini atmaları için @1.15 gibi düşük bir oran verilmesi, kimsenin yine gol atamayacaklarını düşünmediğini gösteriyor.
2002 Dünya Kupası Çin için tam bir fiyaskoydu ama her başarısızlık yeni bir başlangıcın habercisidir. Japonya ve Güney Kore'nin ev sahipliğindeki bu turnuvada, Asya futbolunun iki yüzü görüldü: Güney Kore yarı finale çıkarken, Çin gol bile atamadı.
"Futbol sadece 90 dakika değildir. Bazen bir milletin hayalleri, umutları, gelecek planlarıdır. Çin o yaz çok şey kaybetti ama belki de kazandığı en büyük şey, nerede olduklarını ve nereye gitmeleri gerektiğini görmek oldu." - Anonim
Bugün geriye dönüp baktığımızda, o 0 gol istatistiği sadece bir rakam değil, aynı zamanda bir milletin futbol serüvenindeki en acı ders. Belki de 2026'da, belki de 2030'da Çin yeniden Dünya Kupası'nda boy gösterecek. Ve kim bilir, belki de bu sefer gollerini de atacaklar.
Çin'in gol atamamasının temel nedenleri arasında Dünya Kupası tecrübesizliği, rakiplerin kalitesi ve hücum organizasyonundaki yetersizlikler sayılabilir. Bora Milutinović savunmaya ağırlık veren bir oyun anlayışı benimsemişti ancak hücumda Hao Haidong gibi yıldızlar bile etkili olamadı. Özellikle Brezilya karşısındaki çaresizlik, seviye farkını açıkça gösterdi.
2002'de Türkiye'de modern anlamda bahis sistemi yoktu, bu yüzden verdiğimiz oranlar dönemin takım güçlerine göre tahmin edilmiştir. Ancak Avrupa bahis şirketlerinde Çin'in kazanma oranları gerçekten de çok yüksekti. Özellikle Brezilya karşısında Çin'e 20.00'nin üzerinde oranlar verildiği bilinmektedir.
Hayır, Çin 2002'den bu yana hiçbir Dünya Kupası finallerine katılamadı. 2006, 2010, 2014, 2018 ve 2022 elemelerinde elenmiştir. Süper Lig'e yapılan büyük yatırımlara rağmen milli takım düzeyinde beklenen gelişme sağlanamamıştır. 2026 için umutları var ancak 48 takımlı format bile garantiyi sağlamıyor.
Hasan Şaş'ın 6. dakikada attığı erken gol Çin'in moralini bozmuştu. Bülent Korkmaz'un 3 dakika sonra attığı ikinci gol ise maçı koparmıştı. Çin oyuncuları topu rakip yarı sahaya taşımakta bile zorlanıyordu. Ümit Davala'nın 85. dakikadaki golü ise Türk futbolunun o dönemdeki gücünü gösteriyordu. Çin kalecisi Jiang Jin maçın yıldızıydı, skor daha farklı olabilirdi.